İnsan cildi gün geçtikçe eski canlılığını kaybetmektedir. Geçen zamanın etkisi, hava koşulları, beslenme şekli, makyaj, kullanılan kozmetik ürünleri gibi pek çok etken, ciltte zaman içerisinde deformeye neden olur. Ayrıca insanın doğası gereği, yaşı ilerledikçe ciltte kırışıklıların, sarkmanın ve çizgi oluşumlarının olması oldukça doğal bir olaydır. Ancak bu doğal olayı durduramasanız bile bir süreliğine ertelemeniz mümkün.

Günümüzde estetik operasyonlar bir hayli çağ atlamış durumdadır. Önceden ameliyatlı estetik yollara çok fazla başvurmak varken, şimdilerde ise ameliyatsız,ağrısız, acısız tekniklere başvurulmaktadır. Örümcek ağı tekniği de bu ameliyatsız yapılan operasyonlardan sadece biridir. Gerek yer çekimine bağlı gerekse dış etmenlere bağlı gerçekleşen sarkma ve kırışıklıklara karşı son derece etkili bir yöntem olan örümcek ağı tekniği, yüzde meydana gelen busorunlara giderme adına atılmış bir adımdır.

Gençleştirme amaçlı üretilmiş bu tekniğin adına, örümcek ağı tekniği denmesinin sebebi, örümceklerinakıl almaz derecede sağlam ve dayanıklı yaptıkları örümcek ağındanesinlenilmesidir.

Örümcek Ağı Tekniği Nasıl Uygulanır?

Örümcek ağı tekniğinde temel prensip; uzun zamandır cerrahi alanda kullanılan polisdiaksanon iplerini ince uçlu iğneler aracılığı ile cilt altına yerleştirmektir. Örümcek ağı tekniğini bulan, Op. Dr. Bülent Cihantimur, bu tekniğin uygulama esnasında vücuda herhangi bir yan etkisi olmadığını dile getirmiştir. Kullanılan ipler, ince uçlu iğneler aracılığı ile cilt altına tıpkı örümcek ağı gibi yerleştirilir. Amaç, ciltte azalan kolajen miktarının bu ipler sayesinde yeniden üretilmesine yardımcı olmak ve cilde eski canlılığının kazandırmaktır.

Örümcek ağı tekniği son zamanlarda çok sık başvurulan yöntemler arasında yerini almış durumdadır. Kişi, kendini bu operasyondan hemen sonra kısa süre içerisinde toparlayabilir ve sosyal yaşamına devam edebilir. Herhangi bir şişlik ve morluk da oluşmaz.  

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here